Bugünün konusu da epeydir yapmayı planladığım bir proje olsun istedim.
Youtube benim Lise 1. sınıftan beri var olmak istediğim bir yer.
İçerikle alakalı bir problemim hiç olmamasına rağmen nedense seneler geçip gitti ve sude lâl cephesinde hiçbir hareketlenmeye rastlamadım maalesef ki.
Neden peki?
Çok basit: Mükemmeliyetçilik hastalığı.
Her daim şartların iyi olmasını bekledim. Bu bazen ekipmanımdı, bazen yeterliliklerim bazen ise tamamen kafa yapım.
Ne hikmetse, bu bahaneler ardına sığınmayı hep ‘bir yerden başlasam devamı gelir’ fikrinden üste koydum ve elimde sıfır a sıfır bir şey kaldı.
Peki bu durumu nasıl mı değiştirdim?
Tamamen düşünmeyerek. Düşünmek her daim büyük fikirlerin katili olmuştur benim kafamda. Bir şey ne kadar düşünülüyorsa o kadar komplike oluyor. Büyük resmi küçük parçalara ayırıyorum otomatikman ve bu parçaların her biri için yeterliliklerimi sorguluyorum. Yetersiz olma fikri, ‘bunu halletmeden diğerini yapmaya başlayamam’ fikrini doğuruyor. Bu teoride doğru ama kimse pratikte böyle yapmıyor.
Sonra işi işte öğrenme fikrini öğrendim. Bu da elbette ki bir şeylere bodozlama dalarak oldu:) Pek tabii o şeyler merak konularımdı. Bu da etken olabilir.
Önceki tecrübelerim bana ”düşünme, sadece yap!” emrini kolaylıkla verdi ve ben de artık emirleri veren sesin adamıyım. Hiç kusura bakmayın efendiler, düşün düşün çamura batsın işin!
Kısmen idealist duruşum ve bir şeylere olan hevesim beni hep bir şeyler yapma isteğine itti. Bu bir süre sadece istekti. İstekler hiç bitmiyordu. Kaç defter bitirdim bunları yazarak, inanın saymadım. Ama planlar yaparak, başlıklar atarak ve neye ihtiyacım olduğunu yazarak işler yürümüyormuş.
Elbette ki o zamanki süde’ye de haksızlık etmemeliyim. Şu anki yapma cesaretimi bana karakterimden çok o zamanki araştırmacı ve meraklı süde verdi, hiç şüphesiz.
Daha önce de sözünü geçirmişimdir bu blogta; Bilgi güçtür. Ve güçlü olmayı seçiyorsan daima öğrenmeye aç ve açık olmalısın. Ben demiyorum, herkes böyle diyor
Daha da uzatmadan şu bir yerden başlattığım youtube olayına girmek istedim.
İçerik çok basit, photoshop da öğrendiklerimin ve yaptıklarımın bilgisini aktarıyor olacağım. Ders videoları gibi bir şey. Photoshop benim kullanırken eğlendiğim ve eğlenirken öğrendiğim bir uygulama. Kurcaladıkça, instagramda gördüğüm tasarımları yapmaya çalıştıkça güzel şeyler ortaya çıkıyor ve haliyle de bunları paylaştığım insanlar bunların nasıl yapıldığını soruyor. Ben de bu düşünceyle basit ve ilk etapta beni işin içine çekecek bir konu bulmanın heyecanıyla buna girişeyim dedim.
Bilgisayarımdan iki üç tuş ile aldığım ekran kayıtlarını, edite bile ihtiyaç duymadan paylaşma fikri, basitten başlamanın; insanı o işe karşı korkutmayacağını düşünerekten, belki de aşırı yetersiz bir video ile adım attım. Altyazı, anlatımı sesle destekleyecek herhangi bir kayıt bile olmadan, ham videoyu; photoshoptan yaptığım basit bir video kapağıyla tamamlayıp ilk videomu youtube a veriverdim.
Oh, mis! Benden mutlusu yok!

(Bahsi geçen ”basit bir video kapağı”)
Araya videoyu da sıkıştırayım dedim;
”Nasıl Yapılır?” – Photoshop Dersleri-1 Sude Lâl Ayvaz
https://www.youtube.com/watch?v=DfQANTQAOaY
Tabii pürüzler, eksiklikler ve doğal olarak içime sinmeyen; doldurulması gereken boşluklar mevcut. Ama kimin umrunda? Bir şeyler yapmak ve o şeye karşı yapılacak iyi şeyleri bilmek bile benim işimi ilerletecek şeyin ilacını ve gübresini elimde bulundurduğumu bana hatırlatıyor. Yani dostlar; senelerdir gözüme kestirdiğim alan artık yeni oyun alanım oluyor.
İşi işte öğrenmek vasıtasıyla da hareket edeceğimden her şey aşırı bodozlama olacak. Eğlenceli ha!
Bana bu konuda destek olmak isteyen insanlar olursa her daim aç ve açık olduğumu söylemek isterim. İşler böyle yürüyor zaten. Öğrenmek istediğiniz şey bende ise eğer ki, benim de size vereceğim bilgileri nerden aktaracağım kaygısı gütmem gerekir. Arz talebi, etki de tepkiyi ister vesselam.
Konu dışı, sizce de burası benim günlüğüm veya yapılacaklar listemin dijital bir versiyonuna dönüşmedi mi?
Cevap çok açık, ha :))
Bu kadar yeter! Bi ce ee demek istedim. Burası ile özleştiğimdendir sanırım. İki haftadır sadece Lost izleyen bir asalak gibiyim. Üretebiliyor olduğumu kendime hatırlatmam gerekti. Bu yazı size bir şey katmadıysa eğer ki, kusuruma bakmayın. Zaman çalınacak en değerli şeyinizdi :”)
Bir sonraki yazımı ben de sizin gibi merakla ve merakta bekliyor olacağım :))
