Bugün, dün gece yapmış olduğum bir adımın yarattığı içsel mutluluk sayesinde uzun zamandır başına geçmek istediğim şu yazı işine bir sebep buldum.
Ben uzun zamandır yani 2020’den beri Podcast dinleyicisiyim. Hatta takıntılı olarak BMY podcastini dinlediğimi söyleyebilirim. O zamanlar yani tam Covid in hayatlarımızı bambaşka noktalara getirdiği zamanlar, bende bu alışkanlık başlamıştı. İzmir’de kazandığı üniversiteye giden 19 yaşında bir genç olmam gereken vakitte, ben ev işleri ile kafayı sıyırmıştım. Bu süreçte bana en en en genç ve dinamik hissettiren ikili idi BMY podcasterları. Sonra birçok podcast dinledim ama hala su geçirmez bir gerçeğim olarak Bu Mu Yani? benim bebeğimdir.
Bu podcast bilinci bende anladığınız üzere 5 senedir mevcut, ve yaklaşık 3 senedir de bir üretici olmanın hayalini kuruyorum. Hatta hayal bile denilemez, hedeflerimden biriydi. Fakat bu iş için o kadar çeşitli projeler geliştiriyordum ki zamana yayarak, bir türlü başlatmıyordu bu ‘acaba ne hakkında konuşsam’ hali. Enerjimin ve sohbetimin uyuştuğu insanlara kaç kere ”abi biz şu sohbeti podcast olarak kaydetmeliydik, enfesti” cümlesini kurdum; bir ben bir onlar bilir.
Ben alışkanlık mı dersiniz ya da ihtiyaç mı dersiniz bilemiyorum ama gündelik yaşamıyla ses kaydetmeyi bütünleştirmiş biriyimdir. Bu yüzden telefonumda sayısız dert, sayısız tema ve sayısız cümleler boşluğu oluşturmuş bir ‘ses kayıtları’ bölümüm var. Bundan gayet memnunum, bu alışkanlığımın bana kattığı çok çok fazla şey oldu. Kendime, sesime, düşünceleri aktarış biçimime kadar tahammül etmeyi öğrendim diyebilirim. Sonraları artık sadece ‘at ve uzaklaş’ oldu. Şimdi ise uzun zamandır hayalini kurduğum o bana ait ”podcast” in ilk adımı oldu. Evet, ben kendi kendime bir düşünce inşaası halindeyken bunu ses kaydı aldım, ve sonra bunu bir podcast e dönüştürdüm. Ne bir kes-biç olayı vardı, ne de konuştuklarımdan sakınacağım bir durum. Bu yüzden dümdüz, sade ve doğal bir akışta konuşup sonra bu kaydı da spotify a yükledim. Yani;
devamı nasıl olur, düzenli olarak bir şeyler yükler miyim yoksa sadece bir seferliğe mahsus bir şey miydi inanın bilmiyorum. Ama bu yaptığım, dün gece yapmış olduğum o şey; o adım, bana beni tekrar yeşertecek o gıdayı verdi. Üretme aşkımı, konuştuklarımın bilincini, olduğum kişinin o kişi olmasını… Müthiş bir farkındalık akışı ile huzur-mutluluk doldum. İyi ki, iyi ki o kararı aldım ve iyi ki bu kararı sürdürecek kadar uzun zamandır bu motivasyonu içimde barındırıyorum.
Kelimeleri ve cümleleri hep sevmişimdir. Onların hayatlarımıza kattığı veya hayatlarımızdan götürdüğü bir çok şeye şahit oldum. Cümleler öyle büyük etkilere sahipler ki, ve bunun bilinciyle, bunun kaygısıyla konuşuyor olmak fakat aynı zamanda da bunu çok doğal bir akışta yapabiliyor olmak beni müthiş derecede heyecanlandırdı.
Sürecin en büyük takipçisi olarak gelecekteki her şeyi sabırsızlık ve merakla bekliyorum, her zamanki gibi. Size de aynını öneriyorum, en naçizane şekilde. Bakalım bir sonraki maceram ne olacak, merakla ve merakta kalın.
