Selamlar dostlar. Bu sıralar biraz üretken süde lazım bana. Bu yüzden üretebileceğim yerlerde gezineyim dedim; yani blog ve podcast!
Bu ikisini paralel götürmek istiyorum. Kendimi podcast te konuşmak için bir taslak hazırlamak yerine blogumda her şeyi çatır çatır yazmanın daha geliştirici olacağına ikna ettim. Hem yazı dilimle konuşma dilim oldukça paralelken hem de klavyede ellerimin hızla gezinmesini çok seviyorken neden bunu yapmayayım ki???
Neyse biraz giriş yaptığımı düşünerek diğer şu ‘asıl’ konuya geçeyim,,
Fotoğrafçılık!!
Fotoğrafçı bireyin yeterlilikleri, tecrübeleri ve yetenekleri bambaşka seviyelerde fotoğrafçı sıfatları yaratacaktır. Ama her şeyde olduğu gibi; bir mesleğin uzmanları olduğu gibi amatörleri de olur.
Mühim olan amatörün amatörüm diyebilmesi, uzmanın da uzman olmadığını bilmesidir kanımca. Çünkü bir şeyi ne kadar ‘biliyorumcu kişi’ olarak söylemimize alırsak o kadar hata yapmış oluruz. Bir şeyde derinleşmek mümkün ama ben derinim demek çok absürttür. Ne demeye çalıştığımı anlamadıysanız;

Bu tam dediğimin bir kısmını karşılıyor. Benim bahsettiğim daha çok;

Gerçi bu da pek değil,, neyse ben kelimelerle aktarmaya devam edeyim. Kısaca bir şeyin sonu yoktur. Bilginin ve bilgeliğin bir sınırı yoktur. O yüzden çok bilsen bile her zaman bilmediğin bir şeyler vardır ve bunun bilincinde olarak ‘oldum’ dememeli insan. Çünkü, oldum demek öldüm demektir. (bknz.Muhammed Hüseyin)
Makarayı kesip biraz konuyu aktarma girişimimi devam ettiriyorum.
Geçenlerde model olmak isteyen yakın bir arkadaşımın vasıtasıyla bir workshop a katıldım. Bu workshop; modellerle fotoğrafçıları bir araya getirerek, belli bir konsepti; belli bir mekan ve saat sınırlandırması altında işlememize ortam sağlıyor.
Ben çok fazla fotoğrafçıyım diye gezen biri değilimdir, tamamen gidelim bakalım kafasıyla gitmiş olduğum bu workshop’ tan max verimi alarak hayatıma devam ediyorum şu an için. Hatta ikinci seferimi de geçen hafta pazar günü kendime kazandırdım. İlkinden, ikincisinden ve kıyaslamasından bahsederken kendi tecrübe, gözlem ve yorumlarımı burada yazacağım.
Olay akışı içerisinde kalarak tüm süreci aktarmayı seçiyorum şu an için. Üzerinden bir aya yakın zaman geçti, detaylar kafamdan uçmuş olsa da genel hatları bile gayet güzel bir aktarım yapmamı sağlayacaktır diye umuyorum.
Dediğim gibi, yakın arkadaşım sayesinde haberdar oldum ve katıldım bu etkinliğe. Epeydir gelmem ve deneyimlemem konusunda ısrarcıydı arkadaşım fakat bir türlü denk getirememiştim.
Kimi kandırıyorum, pek de oralı değildim. Oralarda bezim yoktu yani öyle söyleyeyim.
Fakat arkadaşımın çekimlerinden ve anlatımlarından birazcık etkilenmiş olmuşum ki, bir sonraki için yaz beni de dedim ve buum! artık etkinliğin bir parçası oldum.
Workshop adam, yani workshop sahibi arkadaşımız bize kısa bir tanıtım/bilgilendirme mesajı geçtikten sonra konsepti verdi ve sonrasında kendi hazırladığı moodboardlar ile bizi aydınlattı. Bu workhopta hem fotoğrafçılar hem de modellere iş düşmekteydi. Modeller konsepte göre bir görünümde geliyor, fotoğrafçılar da konsepti en iyi yansıtabilecekleri şekilde fotoğraf, açı, teknik çalışarak o gün belirlenen yerde belirlenen saatler içinde buluşup bir çekim gerçekleştiriyorlar.
Önce ben ne gibi bir beklentiler silsilesindeydim onu aktarmak istiyorum.
-Konsept benim için fazla okunaklıydı ve yaratım sürecimde kendimi çok zorlamayacağımı düşündüğüm bir konseptti. Mood boardlar zaten hali hazırda kendi pinterestimdede kaydettiğim, fikir panomda olan fotoğraflardı ve flaşlı çekimler mi? Hell yeah!
Tam benim kalemim diyebileceğim özgürlükte şeyler bekleniyordu. Giderken modelim kim olur asla bilmiyordum fakat tüm grubu güzelce stalkladığım için az çok kimlerle nasıl işler çıkarırım kafasını çözmüştüm. Bu arada, süde ye göre oldukça heyecanlı ve gergindim o gün. Sosyal ankastrem yok sansam da aslında tetikleyecek çok şey yokmuş etrafımda, onu öğrenmiş oldum. Fakat buna rağmen tanıdık yüzlerin benimle olması ve kendime olan güvenim sayesinde alnımın akıyla bu işten çıkabileceğimi düşünüyordum. Zaten olay tamamen challenge idi benim için. Kendimi kendime göstermekti. Neler olabilir, neler yapabilirim, kriz yönetimim nasıl olur, gündüz çekimlerinde teknik bilgisizliğimi nasıl örterim, nasıl mekanlarda nasıl kompozisyonlar üretebilirim ve nasıl iletişimi sağlam kurarım kafasındaydım.
Workshop sahibi ilk defa katılmamdan mıdır nedir bilemiyorum, bana en iyi modeli bahşetti. Bahşetti diyorum çünkü hakikaten en iyi betimlemesini hak edecek cinsten bir rahatlık ve kendine, açısına, konsepte hakimliği söz konusuydu.
E tabi ilk etapta model ile fotoğrafçı bariyerini aşmak ve bunu bu bilinçle sabit tutmak gibi ufak sohbetler edildi. Kişisel bazı sorular yöneltilerek samimi ve safe bir zone yaratıldı iki taraftan da. Modelim çok sıcak kanlı, iletişebilmesi kolay, özgür ruhlu ve güvenilir biriydi. Birbirimizi anlayıp biraz moodboard üzerinden konuştuktan sonra gezinme ve tarama işlemimizi gerçekleştirdik. Çankaya ve konak civarlarında konsepte uygun bir arka plan ayarlamaya çalıştık ve ilk ısınma çekimlerini gerçekleştirdik. Dediğim gibi, model profesyonel ve ben de iletişimi kolay biri olduğum için kolayca istediğimiz kareleri elde ettik. ”Alacağımı aldım, hadi başka bir yer bakalım.” cümlesini 3-4 kez kurdum. Alacağını aldığını bilmek, bu kendime yapacağım güzel bir yorum olur. kafamda bir şeylerle gitmesem bile görsel olarak bakmayı ve estetik olanı görüp öne çıkarmayı biraz da olsa biliyorum. Kadrajlama yaparken de ön plana bana ilham veren şeyi çıkarmayı seçiyorum aslında. Model de hem benim estetik algıma hem de konsepte uygun olduğundan işler hızlı, hatta haddinden hızlı gerçekleşti ve aşırı keyifli, şarkılar ve espriler eşliğinde fazlaca haz aldığım bir deneyime dönüştü. Model arkadaşımdan çok şey öğrendim. İletişim, pozlar, yaklaşım hatta fotoğraf çekimine kadar çok şey kattı bana. Bu da şanslı hissetmemi ve daha fazla üretmemizi sağladı.
Benim için öncelik iletişim, sonra etkileşim ve en sonunda da yönlendirmeydi. Model konumundaki arkadaşlara ve fotoğrafçı arkadaşlarıma ilham olacak şekilde giyinmek, tavır almak ve neşeli olmak da workshop öncesi önceliğimdi. İyi görünmek istedim ve işlerimin de en az görünüşüm kadar estetik algım hakkında yorum yaptırabilmesini istedim. Bu yüzden her zamankinin aksine oldukça düşünerek ve özenerek giyinmeye dikkat etmiştim. Ne iş çıkacağı koca bir sürprizdi herkes için.
Bu arada, fotoğraf hesabımı portfolyo niyetiyle kullanmaktayım. Çekimlere ait fotoğraflar ordan bir göz atabilirsiniz;
Çekim boyunca heyecanım hep yüksek ve merakım hep stabildi. Diğer model ve fotoğrafçı arkadaşlarımın bu konsepti nasıl yorumladığını aşırı merak ediyordum. Çekim boyunca hep hype idim çünkü çok iyi açılar ve ışıklar yakaladığımızı düşünüyordum. Model arkadaşımın da tepkilerinden beğendiğini görmek, elbette ki beni hype tutmuştu; keza onu da beslediğine eminim.
Çekimi bir saat erken bitirip sonrasında kahve içerken o çok ulvi olan fotoğraf seçme aşamasına geçtik. Seçmesi çok da zor olmadı fakat 800 fotoğraftan 75-90 a düşürmek biraz hırpaladı diyebilirim. (Upsii! Kare sınırı olduğunu söylemeyi unuttmuşum :))
Bu sürecin ardından ikimiz de musmutlu ve aşırı bitiktik çünkü ikimiz de güzel bir iş çıkması için çok çabalamıştık. Ondan istediğim her pozu ve vibe ı yakalamak adına şekilden şekle giren canım model arkadaşım ve tatlı açıları yakalamaya çalışırken kendini paralayan süde… Oturunca yorgunluk çıktı, hakikaten öyle oldu.
Çekimlere ait fotoğraflar için hesaba göz atabilirsiniz;
https://www.instagram.com/sudelalayvaz.photography/
Tüm bu çekim süresince şunları çok iyi analiz ettim ve şunları gözden kaçırdım gibi bir liste yapacak olursam;
Kafamda bir şey yoktu, olsaydı daha verimli geçebilirdi diye düşünüyorum.
Modelim pro olmasaydı da yine böyle güzel çekimler çıkar mıydı diye düşünmeden edemiyorum.
Boyama fotoğraflar, flaşlı ve flaşsız çekimler çok yerinde karelerde tercih edildi, bu yüzden kendimi tebrik ediyorum.
Bazı fotoğraf stillerinde hiç yoktum. Biraz daha cesur davransaydım daha geliştirici olabilirdi.
Model ile güzel bir uyum yakaladık ve bu işi bir üst noktalara çıkardı. İletişim mühimdir:)
Etkinlik sonunda ne mi oldu?
Tüm fotoğrafçılar ve modeller çekimleri ve fotoğraf seçimleri bitmiş/yarı bitmiş şekilde bir masaya oturduk. Biz bir saat önceden her şeyi bitirdiğimiz için kafalar rahattı. Aşırı heyecanlı bir bekleyişteydim. Herkesle doğru düzgün tanışamamış, tanışsam da adlarını unuttum anksiyetesi yaşayacak bir biçimde yerimde oturuyordum. Bir modelimle, bir arkadaşımla muhabbet ede ede zaman geçti ve seçim aşamasına geçtik.
Meğer tüm model ve fotoğrafçı arkadaşlar birbirlerini oyluyorlarmış. En iyi gördükleri fotoğrafçı ve modeli seçiyorlar ve onlar da seçiliyor (etkinlik sahibi arkadaşımız hariç) ve böylelikle birinci seçiliyormuş. Birinciye de ne veriliyormuş?
Hiçbirfikrimyok
Herkes kendi yanındakine fotoğraflarını uzatıp diğer yanındakinin uzattığı fotoğraflara bakmaya başladılar. Ben tabi o sıra biraz sudan çıkmış balık ve leyla arasında gitgelliyim. Dans dersim var, ona geç kalıcam stresindeyim. Aynı zamanda da ne olacak, kim seçilecek, kimler nasıl fotoğraflar çıkarmış onun merakındayım vs derken herkesin fotoğrafları herkesin elinden geçmiş oldu. Ben süper kararsızdım çünkü unutmuştum bile hangi çekimi beğendiğimi falan. Bu sebepten %100 haklı ve sağlıklı bir seçim yapmadığımı itiraf etmek istiyorum. Ki bence herkes bu durumdadır, yalana lüzum yok; biz bizeyiz kardeşim!
Herkes tek tek seçimlerini söylerken bilin bakalım hangi fotoğrafçının ismi dudaklarda çokça dolanmaya başladı?
Sude, yani benim ismim!
Heyecanlandım bak yine anlatırken.
Nasıl oldu bilmiyorum ama basbaya birinci seçildim. 10 fotoğrafçı 10-12 model vs vardı. Ve workshop sahibi de dahil olmak üzere 10 oy ile birinci seçilerek müthiş bir ilk workshop deneyimi hikayesi edinmiş oldum. Aşırı mutlu oldum arkadaşlar, anlatamam yahu aahahah
Yorumlar da güzeldi epey. Kendimi gösterdiğim, en çok da kendimi kendime tanıtma fırsatı bulduğum bi deneyim oldu benim için. Tatlış tatlış seçimleri dinlerken hem ne olduğunu anlamaya çalışıp hem de kendimle ve yaptığımız iş ile gurur duymakla meşguldüm. Ahaha, övgüleri bir kenara bırakıp biraz daha deneyim aktarımına geçiyorum.
Kesinlikle bana katkısı fazla fazlaydı bu etkinliğin, bunun sebebi; bambaşka bir toplulukta, bambaşka bir model ve çevresel şartlarda, belli bir çizgi içerisinde-konsept ve diğer şeylerden bahsediyorum- kendi sanatını yaratma şansını buluyorsun. Aşırı eğlendiğim, öğrendiğim ve heyecanlandığım bu workshop ortamını sağlayan yaratıcı ve katılımcı arkadaşlara çokça selamlar. Herkesin eline koluna sağlık.
Çok bir ‘etkinlik bitti hadi tanış olalım’ sohbetine katılamadım malum, ders bekliyordu. Ama güzel bir başarıyla ayrıldığımdan ötürü kendimle gurur duyarak o yolu gittim. Bu benzersizdi. Hayatı işte tam bu noktalarda romantize etme özgürlüğünü tanıyorum kendime. Başarı ve tatmin. En baş paragraflardan birinde ‘oldum demek’ üzerine konuşup bir de üstüne kısmen ahkam kesmiştim. Klasik süde işte, ahkam değildir o! yanlış anlaşılmasın!
Oldum diyemem. Katiyen diyemem ki asla da demem. Çünkü bu beni hayali bir dünyaya sürükler ve gelişimin önünü keser. Gelişmek istiyorsam yolun bana getirdikleri, benden götürdükleri ve asla şahit olmadığım kısımlarının bilincinde olarak ilerlemeliyim. Ama bu demek değil ki yoldaki çiçekleri görüp mutlu olmayayım. Bu demek değil. O sebepten kendimi ve bu heyecanımın da açıklamasını yapmadan geçip gitmek istemedim.
Fotoğraf hesabım:
https://www.instagram.com/sudelalayvaz.photography/
Bir sonraki yazımda da yine bu workshop un ikincisine katılma hikayemi anlatmak istiyorum. Bu sefer daha teknik ve gaddar olacağım. O halde,,
o yazıma kadar merak falan edin, yalandan da olsa; merakta kalın dostlar!
