Kullanmayı Bilmek Zorunda Olduğunuz Birkaç Uygulama

Selam sana ey cümbüş!

Bugün konumuz elbette ki her mimarlık, tasarım ve içinde çizimin olduğu bölümleri okumakta olan tüm arkadaşlarımın merak konularından biri:

”Hangi bilgisayar programlarını bilmem gerekecek ve hangi bilgisayarı almalıyım?”

Öncelikle bu bir öneri veya ‘tamamen her şey doğrudur’ blogu değil. Burada kendi deneyimlerinden bahsediyor olacağım bu konu dahilinde.

İlk sene, yani üniversiteyi kazandığım yıl sadece internete girebilen ve kamerası-mikrofonu olan bir cihaza ihtiyaç duydum. Evet 2020 girişliyim yani covid ve karantina dönemine kurban giden bir ‘birinci sınıfım’ oldu.

İkinci senemde iken ise işler Photoshop ve Autocad bilgimin sınanacağı bir boyuta geçti. Fakat her şey o kadar yeni ve zordu ki, 3. sınıfa geçene kadar olayın daha çok ama çok bebek adımlarında olduğunu anlayamazdım elbette.

Beni Photoshop ile sınayan dersim Projeye Giriş dersiydi. İçerik olarak çevre analizi, bitkisel analiz gibi analizlerin tek bir paftada toplanmasından öteye gitmeyen bir ders imtihanım oldu. Aşağıda da yaptığım ve sonucunda 80 aldığım paftamı inceleyebilirsiniz

Şu an Proje-2 ve diğer aldığım deslerden sonra bu paftanın ne kadar yanlış ve yetersiz olduğunu size anlatamam bile. Çok yanlış 😀

Fakat başka bir blogumda Projeye giriş dersimde yaptığım paftayı Proje-1 bilgilerimle yorumlayıp kıyaslama temalı bir yazı yazabilirim.

Kulağa hoş geliyor,ha?

Ama bu final projemin bana yaşattıkları da ayrı bir hikaye. Son 12 saat kala beni terk eden photoshop ve işbirlikçisi bilgisayarım… Yenilediğim an her şeyin ama HER ŞEYİN gitmiş olduğunu görüp bir iki saat göz yaşı döktükten sonra, ağlayarak ödevimin geri gelmeyeceğini anlayıp uykusuz geçen saatlerimin ardından, ödevimin teslimini gerçekleştirmiştim.

Bu her mimarın ve tasarımcının hayatında en az bin beşyüz kere yaşadığı lanet durumdan biri.

İşin muhabbetini geçip konuya dönersek bu yaptığım paftayı photoshop kullanarak yaptım. Genel işlemler ise boyama, bitki yerleştirme, sınırları belirtme ve ihtiyacım olan ikonları- güneş veya rüzgar gibi- ekleme ile ilerledi.

Bunlar da proje derslerinin olmazsa olmaz proje oluşturma ve geliştirme aşamalarının basitçe yapı taşları denilebilir.

Ekstra olarak da Autocad kullandım demiştim. Bu programı da en sağ altta bulunan kesitin oluşturulması aşamasında kullandık. Kullandık diyorum çünkü kesiti Autocad üzerinden yapan bir arkadaşımızdan yardımla aldık. O olmasa işler kesat.

Gel gelelim 3. sınıf tecrübelerim dahilinde kazandığım uygulama bilincine:

AutoCad

SketchUp

Lumion

Photoshop(yine bizi yalnız bırakmıyor)

AutoCad’ in size nasıl lazım olduğunu anlatamam. Cidden lazım. Harika lazım. Okurken hele. Hele hele Proje-2 dersi dahilinde yaptığınız ölçülendirme paftası için… Uygulama Projesinde yapacağımız yapısal ve uygulama paftaları AutoCad bilmeden yapabileceğimiz şeyler değildi.

Bu arada laf arasına kullandığım bilgisayarı da sokuşturmak istiyorum. MacBook Air kullanıyorum. Önerir miyim? Hayır. Lumion Apple cihazlarda desteklenmiyor. Bu sebepten okurken hiç mantıklı bir bilgisayar değil. Bilgisayarımın genel özelliklerinden bahsedecek olursam:

i5 işlemciye sahip,

sahi

niye yazıyorsam..

Photoshop size daha çok makyaj aşamasında hizmet edeceğinden bu aşamada photoshop u bilerek, hızlı ve titiz kullanmak önemli.

Çünkü yapacağınız her bir şey için ayrı katman açmanız gerekeceğinden ve kesinlikle katmanlar aslı astarını geçecek sayıda olacağından, proje yönetimini maximum karışıklıkta bitirmeniz yararınıza olacaktır.

Photoshop ve peyzaj mimarlığı öğrencisi ilişkisi hikayesini daha sonraya bırakıyorum.

Gel gelelim SketchUp zımbırtısına,,

Bu arkadaşla çok bir tanışıklığımız olmadı. Grup arkadaşımın tecrübelerini dahil edeceğim, ve ileriki zamanda benim de üstünde tecrübe sahibi olacağımı öngörerek başka bir blog yazısına saklıyorum bu konuyu.

AMA kabaca 2 boyuta çizdiğimiz çizimleri 3 boyuta ‘kaldırdığımız’ ve bunları yaparken yapı malzemesi, çevre düzenlemesi ve çeşitli güneş/gölge işlemlerini üzerine ekleyebildiğimiz bir program diyebiliriz.

Örneğin;

Arayüzü çözdükten sonra uygulamanın kullanımı basit. Birkaç mouse oynatıp, uzunluğunu falan yazıp geçiyorsunuz. Ama fakat lakiin..

Elbette sınandığınız kısım bu değil. Bu tarz uygulamaların başarısı ekran kartınızın iyi olmasıyla ölçülür. Yani çiziminize eklediğiniz her detayla bilgisayarınızın yavaş yavaş sizi terk ettiğini hissederek, çizimin elden kayıp gitme korkusunu ensenizde hissedeceksinizdir.

İşin hissettirdiklerini kenara atarsak yaptığınız projeyi kanlı canlı, tüm detaylarıyla önünüzde görmek muhteşem bir durum. Hele de bunu onca sancılı çevre analizi, avan proje, leke diyagramı vs gibi aşamalardan geçtikten sonra görmek… Sanırım bir mimarı tatmin eden en somut ilk nokta bu noktadır. Düşündüğünün gerçekten vücut bulması..

Mimarın ve mimarlığın felsefesine girmeyeceğim. Giren yazarları okursunuz artık, felsefi kimliğime bu soru su serper ama size ağır gelebilirim 😉

şaka şaka.

Geldik mi Lumion a?

Gelmedik. Ben hiç bilmiyorum.

Çok laf anlattım şimdi laflama sırası diyorum ve yorumlara bekliyorum güzel fikir baloncuklarınızı. Merak ettiğiniz şeyler varsa, hele de bu yazı iyice körüklediyse altta belirtin lütfen. Ben burada tecrübe aktargacısıyım.

O neyse artık.

Sonraki yazıya dek merakla kalın 😉

By:


“Kullanmayı Bilmek Zorunda Olduğunuz Birkaç Uygulama” için 2 cevap

koray için bir cevap yazın Cevabı iptal et