Bu başlık üstünde 3 sene çalıştığımı, düşündüğümü ve hissettiğimi söylemek isterim. Temellerini, dayandırdığım noktaları, bastığım ve basmaktan geri durduğum çizgileri, yarattığım ideolojik gelişimi; kısacası vegan felsefemi ve oluşma aşamalarını anlattığım bir blog yazısı olacak.
2020 senesinde izlediğim bir belgesel ile veganlık fikrinin bende oluştuğunu söyleyebilirim.
Belgeselin adı “What the Health?”
Belgeseli ne oldu da izleme girişiminde bulundum, hatırlamıyorum. Fakat takip ettiğim youtuber ların etkisinin olduğunu düşünüyorum.
Belgesel; et, süt ve süt ürünleri endüstrisinin yaratmış olduğu beslenme şeklini insan sağlığı açısından inceleyen bir konuya sahip. Bir düşünceden yola çıkarak araştırma yapan gazetecinin süt ve süt ürünleriyle birlikte etin, insan sağlığına ne denli zararlı olduğu ile alakalı deneysel bir sonuca varma yolculuğunu anlatan belgesel; izlediğim ve sonuna geldiğim anda bende şöyle bir hissiyatı doğurmuştu:
“Bunları öğrendikten sonra hala bu besinleri tüketebilecek miyim?”
Cevap pek tabii ki hayır oldu ve sonra araştırmaya başladım.
Ben hayvansal ürünleri yemeyeceksem ne yiyeceğim?
Burda da daha veganlık ile vejeteryanlığın ayrımını dahi bilemeyen Sude’nin aydınlanması hikayeye dahil oldu.
”Hadi be, bal da mı yemiyormuş bu veganlar!”
Bu tepkimi çok toy ve çok komik buluyorum hala:D
Araştırmalarım beni yeterince aydınlatınca ben o günün birkaç saat sonrasında annemin yanına gittim ve şöyle dedim:
“Anne bir aylığına vegan olmayı deneyebilir miyim?”
Pek tabii ki canım anam her konuda olduğu gibi bunda da gayet anlayışlı davrandı ve benim meraklı bir insan olmama vuraraktan onayladı bu girişimimi.
Hala çok pişman bu arada :,D
Ve böylelikle benim veganlık hikayem başlamış oldu. Normalde insanlar veganizmin tamamen aksi bir beslenme düzeninden veganlığa sıçrayış göstermezler. Bir basamak yukarısı olan vejeteryanlık ile başlarlar. Fakat benim kaybedecek zamanım da sabrım da yoktu. Öğrendiğin şeyleri artık bilmiyormuş gibi davranamazsın. Hayatına onları katarak devam edersin ya da onları reddedersin. Red etmedim çünkü inanç ve merakım beni buna itti.
Sağlık endişesiyle başlayan vegan olma hikayem işin içinde pişmeye çok alışkın olan karakterim eşliğinde vicdan muhakemeleriyle devam etti.
İşin bir de etik boyutunun varlığını öğrenmek bu ideoloji ve yaşam felsefesinde beni daha da kök salmaya itti. Söz konusu hissedebilen ve acı çeken canlıları artık ihtiyacı bile bahane edemeyeceğimiz bir noktaya götürmek ve kocaman bir sömürü düzenine hapsetmek, beni o sistemdeki çark olmaktan nefret ettirdi. Ve sonra ben de o çarkı terk ettim. Veganlığı yaşamımın her alanına kattım. Sürekli okudum, karşı argümanları da yandaş argümanları da. Çürütmek adına, veganlığı çürütmek için üstün bir çaba sarf ettim. Çünkü kabul etmek zaten cepteydi. Doğru bir inancı rasyonalizm ve pragmatizm eşliğinde oluşturmak istedim. İnsanlarla sürekli tartışmalara girdim. Çünkü bu beni yaptığım şeye karşı daha şeffaf kılacaktı. Kendimi ve bu felsefeyi 20 sene et tüketen bir insan olarak yapıcı ve anlayışlı bir dille anlatmak dışında başka bir şey yapmadım.
İnandığım ve destek verdiğim şeyi saldırgan bir tavırla insanlara anlatamayacığımı zaten en başından anlamıştım. Bu türk toplumu ve insanlık için tamamen uç bir ideoloji sanıldığından kaynaklı oldukça önyargılı yaklaşan insanlar oldu bana. Bunu din ile ilişkilendirip saldıranlar, pahalı olduğundan vuranlar, sağlıksız olduğundan ve daha bir sürü sebepten dolayı karşıt argümanla gelen insanlar oldu.
İnandığın şeylerin koca bir yalan olma ihtimalini dahi çoğu insan kabul etmek istemez. Bu güç bir durumdur. Benim düşünceme göre veganlık bir güncelleme /update olayıdır. Sadece belli ortamları çevresinde ve kendisinde sağlayabilmiş insanlar bu yazılımı kendilerine kurabiliyorlar. Bu sebepten herkese anlayışla ve saygı çerçevesinde yaklaşmak gibi bir tavrım var.
Veganlığın ne olduğuna bir noktada değinmek istiyorum. Daha kapsamlı bir araştırma yapmak istiyorsanız bu blog yazısını salıp google ile münakaşaya girebilirsiniz. Fakat ben oldukça yüzeysel değineceğim:
Veganizm; her türlü hayvan sömürüsüne karşı olan ve bunu da ekolojik, hayvan hakları ve insan sağlığı açısından temellendiren bir ideolojidir.
Veganizm sadece beslenme şeklimizle alakalı değildir. Tüm yaşamımızla bağlantılı olan bir husustur. Bitki temelli ürünler, yani hayvansal hiçbir içeriği olmayan ürünlerin kullanılması da veganlıkla birlikte gelir. Hayvanlar üzerinde test yapılıp yapılmaması da en az midemize giren/girmeyen süt kadar önem arz eder.
Tabi veganlık bir çok noktaya çekilebilir ve birçok farklı yorumlamalara tabii tutulabilir. Temelde hayvan sömürüsüne karşı olan bir felsefesi vardır ve bu felsefeyi tüm yaşamla özdeşleştirir.
Buraya sürecime dahil ettiğim birkaç belgesel daha bırakmak istiyorum:
Seaspiracy(youtube da sadece trailer ını bulabildim:/ )
Daha üstüne ekleyeceğim bir sürü cümlem kafamda asılı duruyor fakat başlıkları daha spesifik hale getirip bunların üzerinde durmak istiyorum.
Bu sebepten bu yazıya ayırdığım cümlelerin sonuna geldik.
Bir sonraki-zamanı belli olmayan- yazıma kadar merakla kalın. Çünkü ben meraktayım;)
